İçeriğe geç →

Aylar: Ocak 2010

su gibi akan şarkılar


su gibi akan rock parçalarına bayılıyorum. içinde gitar solosu olmayacak (gitarı konuşturmak denen, adı virtüözluk olan zanaatkarlık durumundan hiç hoşlanmam), gitarlar ritm tutacaklar, distort distort sesler koyuverecekler, ama sürekli – devamlı bir bas çizgisi olacak. pes olacak! davulcu davula acımayacak. vokal ise öte yandan, o da tüm şarkı boyunca akacak, ama fazla el kol etmeyecek, fazla tırmanıp inmeyecek… özellikle böyle şarkılara karşı hastalık derecesinde bir tutkum, aşkım var. hatta şu alttakilerden bazılarını kaç yıllardır, iki günde bir dinlemezsem kendimi düpedüz kötü hissediyorum.

not: bu tanıma shoegaze kafadan girdigi için zaten shoegaze hastasıyım, o ayrı. bu hastalık durumunun adının shoegaze olduğunu öğrendikten sonra tedavisi kolay olmuştu! bunların tabi shoegaze ile alakası yok bunlar asortik ve distortikler 🙂

stone temple pilots – vasoline
bu ekoldeki tanıdığım ilk grup olan stone temple’dan (belki de beni bu işe bulaştıran), demek istediğimi güzel anlatan, tam karakteristik bir örnek.

bush – warm machine
hele bu şarkıyı iki üç günde bir dinlemezsem fena oluyorum. nedir bilmiyorum, bush da dinlemem, ne şimdi, ne de eskiden. bu kategorideki şarkılardan en takığım bu.

foo fighters – my hero
en sevdiğim foo fighters parçası zira.

pearl jam – you are
yıllarca pearl jam dinle, sonunda en sevdiğin şarkıları bu olsun, olacak iş değil

birkaç tane daha
smashing pumpkins – 1979
alice in chains – would?
nirvana – in bloom

Tek Yorum